sıkıntı nağmeleri

26 yorum var - 25 Kasım 2008 20:55

öğretmenlik uygulamasına başlamamızın ikinci haftasıydı bugün. dersin sonuna doğru öğrencilerden biri, "öğretmenim konuyla ilgili kısa bir video bulduk zil çalmadan projeksiyonla onada bakabilir miyiz ? "dedi. sunum yapan arkadaşımız, tabi bakalım dedikten sonra, öğrenciler cd yi yerleştirdi. video ekranda başlar başlamaz bütün öğretmen adayı arkadaşlarım, sınıf öğretmenlerimiz ve ben, önce biraz şaşırdık sonra , içimizi inanılmaz güzel bir duygu kapladı. sınıftaki öğrenciler 24 kasım öğretmenler günü için hoş bir video hazırlamışlar ve bunu süpriz olarak dersin sonuna bırakmışlardı. bzim için hazırlanmış bu anlamlı videoyu izlerken içimi inanılmaz bir huzur kapladı. bugün ki yaşadığım o anı asla unutmayacağım, beni ve diğer öğretmen adayı arkadaşlarımı düşenerek , öğretmenler günü hediyesi de alan , meslek hayatımızın ilk sınıfı 10-f , ilk Öğretmenler Günümüzü bu şekilde bir coşkuyla bizlere,yaşattığınız için size çok teşekkür ederim.. hepiniz harikasınız.... ve iyiki varsınız :))

22 yorum var - 23 Kasım 2008 20:14

bırak dansı , aşık olucaz daha,

ölüp ölüp dirilicez tenlerimizde

aklımız başından gidicek, sözde

gözlerimizde silik bir aşk perdesi

suretlerimizi kaybedicez gecelerde

oyalanma hadi yeter,

zaman arsız velet, çabuk gelir geçer

şimdi çarçabuk aşık olmalıyız ,

bu kadar kelimelerle dans yeter....

7 yorum var - 21 Kasım 2008 16:05

hey küçük kız
gülümsemene eşlik etmeye geldim şekerlerimle bu sefer, biraz uzanabilir miyim çimlerde yüreğine,

çok değil kısa bir süre önce, hüzünlü yüzünden , gözyaşlarını toplamak zor gelmişti gönlüme,

şimdi çimlere uzanmış , bulutlara bakerken görmek seni,
bir kez daha umudun varlığına inandırdı beni...

yüreğimde yaşayan küçük kız

sen hayatın zorluklarına meydan okurken benle,

yalnızlık duvarları, düşsede üstüne,

bırakma senle renklenmiş düşlerimi,

sakın sessizliğine terketme beni
ben sende büyüyorum küçük kız,

yorulsan(m)da, hayata devirme güzel gözlerini

23 yorum var - 19 Kasım 2008 13:14

suskunluklarının acı tadını yutkunmak ,
dokunur oldu, adını bile bilmediğim yerlerime...

sanki martılar vardı etrafımızda hiç görmediğimiz , bize şarkılar söyleyen bizimle kanat çırpan,
onlarda suskunluğunda yitti gitti...

gözlerinde boğulmaksızın yapamzdım ya ben ,
şimdilerde sanki yabancı gözlerin bana,

her bakışın gelme , uğrama bu suskun limanlara der gibi ...

sus sen peki,,,,

susalım herşeye
susalım yaşadıklarımıza
susalım yaşıyamıyacaklarımıza
ve susturalım yüreğimizdeki martıları da

peki ama
susturabilir miyiz içimizdekileri
içimizde susar mı , yaraladığımız martının iniltileri????

aferim24

~~~~

6 yorum var - 17 Kasım 2008 08:50

gri çelişkilerinde kana buladın düşlerimi,

içimdeki acının kahkahalarını susturmak imkansız şimdi

söktün acımadın , avuçlarımın içine koydun kanlı yüreğimi ,

küstürdün, zor zamanların asi kızınıda gökyüzüne

hadi söyle artık niyetin kalmak mı , gitmek mi

merak etme, zaten daha fazla bölünemez incittiklerin,

boz , uğursuz sessizliklerini

gidicek kadar korkaksa yüreğin , söyleyecek kadar cesareti olsun dilinin

bu kadar suskunluğun ardından, kalışlarını kabul edemez zaten düşlerim

son istediğim senden , yalan kıvrımlarında kaybetme kendini ....

ve giderken bakma arkan sıra, düşünme beni

40 yorum var - 16 Kasım 2008 18:11

sanırım sensin sebebi aklımın uzak diyarlara göç etmesinin,
konuşmaya ihtiyacı var içimdeki sesin
konuşup içindeki zehri akıtmaya,
her an bir ses duyma ümidi, yordu beni
sebeplerim sana çıkıyorken hep,
sebebsiz bırakmak beni , sana kolay değil mi,
titriyor ellerim biliyor musun telefona her uzandığında
gözlerimi sabitleyip bi noktaya öylece dalmak ,
korku filmlerindeki kadar pis düşler kurmak
sonra başka bir karesinde düşüncelerimin,
oyunlar kurup oyunlar bozmak.
olmuyor biliyorsun değil mi, çıkman imkansız aklımdan
unutmak zor seni,
kırıp atmak , yakıp yıkmak hazır formüllerle işliyor olsa keşke
sen hangi formülle girdiysen yüreğime, öyle çık git işte

17 yorum var - 16 Kasım 2008 13:27

az kaldı vurmaktayım dibine hayatın
tutmalısın elinden
yenik düşlerimin

karanlığındayım , soğuk gecelerin
sarmalısın belinden
üşümüş düşlerimin...

yitik mutluluklarındayım, esir şehrin
öpmelisin dudaklarından
yalnız sessizliğimin

13 yorum var - 16 Kasım 2008 10:12

şimdi bitişimizin şerefine kan ağlama saati

yalnızlığının kokusunda, kırmızılara ağıt yakma vakti

gözyaşlarımla temizlemeliyim bendeki tüm emanetlerini

öldürmeliyim tümden, senden kalan kırmızı aşkın güllerini

söndürmeliyim içimdeki kavruk acının ateşini

bitmelisin bende ,

kırmızılarla gömülmelisin.....

ve kırmızılarda kaybetmeliyim sensizliği .....

15 yorum var - 15 Kasım 2008 22:40

dört duvar arasına sıkışmıştı hayalleri yine
gemileri sonsuz denizlerde boğulmuş,
isyanları firariydi bu gece
boğazına dizilmiş bir iki sözü vardı yutkunmayı beceremediği
içi ürperiyordu , elleri titriyordu
uyusam diyordu içinden, uyusam geçer mi bu acı
diner mi beynimdeki uğursuz binbir hece
korkular çöreklenmişdi gecenin karanlığında göz kapaklarına
yapamıyordu işte, ayakta durmak zorken başlı başına
birde bu kadar yalnızlığın yükünü kaldıramıyordu yüreği,
denizlerde boğulmak istiyordu,
gökyüzünde kaybolmak
yıldızlardan biri çıkıp, alıp götürsün istiyordu kendini
yada unutmak, unutulmak sadece

bu koca hiçlikte bir hiç olmak....

13 yorum var - 15 Kasım 2008 20:34

ne yalanlar çiğnedim geldim sana
ne tükenmişlikler içtim, yenilendim
ne karanlık yolların sonunda kayboldum
ne gerçeklerimi yitirdim

şimdi sende unutma saati herşeyi
en güzel anılarımızı biriktirme vakti ,

iyiki doğduk bitanem,

iyiki varsın , iyiki varım , iyiki varız

11 yorum var - 15 Kasım 2008 20:17

doğum günün bugün sevgilim

sevgilim deme, artık dese de dilin,

nefret etsede benden yüreğin

unutamam kokunu senin,

tamam nefret et benden sevgilim

sen üzülme , ben hayatından çekip giderim

19 yorum var - 14 Kasım 2008 10:07

konuşmak kadar lüzumsuzdu hayat,
susmak kadar saçma
ve bilmek kadar ağırdı suç....

yapılması gereken hiçbir şeyken
hiçlik ne uğursuzdu yalnızlığına...

15 yorum var - 12 Kasım 2008 19:07

tamam hazırım şimdi, bırak bütün ağırlığını üzerime

yılışık pis bi gülümseme olsun suratında yine,

arsız şakalarına alışalı çok oldu , zehir dolu sözlerinle

sen ne git, ne gitme

ama..

al koynuna sımsıkı işte

sustur , el dillerini....

indir sonsuz kere , özlemin perdelerini

ve kus içindekileri ...

bitmesin bu kısır döngün hiç

her defa koy git beni

ve her döndüğünde eksilt içimdeki deli sevgini...

10 yorum var - 10 Kasım 2008 16:48

ya gidersenler sardı beynimin dört bir tarafını,

ya unutursan ya bende bitersem

hüzün kokuyor sarılmaların
tükeniyor mu sevgilerin

ya gidersen
ya dönmezsen

eksiliyor sevda sözlerin ne zamandır
kör kuyularda mı kaldı tatlı dilin

ya susarsan
ya ölürse aşkının heceleri

korkular peydah oldu yüreğimde
olur olmadık sensizlik sancıları

ya gerçekse
ya öldüysem içinde...

12 yorum var - 26 Ekim 2008 17:09

yürüyorum ama duymuyorum etrafımda ki kalabalığı
bakıyorum ama görmüyorum olup biteni
düşünüyorum ama çözemiyorum yaptıklarımı
yorgunum ama durduramıyorum bedenimi
başım ağrıyor ama susturamıyorum içimdeki deliyi,
hiç iyi değilim ve artık iyi olmayacağım biliyorum...

39 yorum var - 16 Ekim 2008 15:25

yağmur pencerelerimi bugün açamam sana sonuna kadar,

ama korkum, tenime dokunduğundaki tadın hoşluğuna esir olmak değil

saçlarımın ıslanmasından da,

toprağın sen kokmasından da bıkmadım henüz,

sadece ,ruhumda karanlık bir yorgunluk var güneşini arayan

o yüzden, bugün senden çok güneşe ihtiyacı var köhne bedenimin,

yüreğimi bir endişedir sarmış ,sanki bir daha hiç doğmayacak güneşlerim...

hadi inandır beni yağmur, güneşin yeniden doğacağına

ve bildik ıslak melodini fısılda tenime...

inandır ki , her yağmur sonrası toprak kokusunu daha bir çekeyim içime,

ve her damlanda, güneşin izlerinden ruhuma yıldızlar çizeyim....

14 yorum var - 14 Ekim 2008 21:14

yorgun bedenim, dizlerimde dermanlar yitik...

yorgunum ey şehir duy beni ,

ama sanma tükendi umutlarım, rüyalarım

yorgunum ey sırtını bana dayamış şehrin ışıkları.

yıkılmadı ama içimdeki adam daha, bilin...

sığ maskeler sardım yüzüme, siz görmeyin ....

15 yorum var - 12 Ekim 2008 15:41

sırtından vurmak kolaydı insanları,

kalpler birer oyuncaktı zaten , zor değildi onları kırmak,

O da öyle yaptı hep,hayatta

umursamadı ezdi geçti herkesi,

kinini kustu her yerde insanlara,

nefretini teslim etmedi hiç umutlarına,

yorgundu aslında öfkesinin ağırlığından, yalnızlığından

yine de vazgeçmedi, insanlara mutsuzluğunu bulaştırmaktan,
kalpsizdi belki...

ama sebepsiz miydi tüm bunlar ;

belki o da ,

hep terkedilendi
hep aldatılan ,
yarı yolda koyulan,
haksız yere örselenen,
sevgisiz, uykulara düşen,
incinen, üzülen......

sebepler daha da çokken, bu muydu olması gereken ?

her anı, cehenneme daha da yakınlaşırken,

yok muydu ruhuna çare olucak bir çiğ tanesi..
yok muydu bu çarkın dişlerinden ayrılmanın bir gerekçesi..

28 yorum var - 10 Ekim 2008 22:01

koyu bir hüzündü sesindeki...
tanınmaz bi çizgiydi yüzündeki,
acıları kirpiklerinde kıvrım olmuş,
dünlerinin kuytularına kazınmıştı izleri

üşümezdi yalnızlığı onu sararken
susmazdı hiç korkuları
yarınları huzurdan hep uzaktı
sevdaları göçüp gideli çok olmuştu ondan
sigarasının ucunda hep bi hasret türküsü,
kimbilir kaçıncı unutuluşuydu bu
kaçıncı yeniden küllerinden doğuşu

bitmeyen bir sürgündeydi umutları sanki
oysa kalabalıklar içinde kaybolmak değildi niyeti,
sussa da dili, susmuyordu içindeki kini
bir şeyler yapmalıydı artık bir şeyler.......

14 yorum var - 08 Ekim 2008 21:38

ne zaman seni özlesem şekerli bişey yemek istiyor canım

sana olan özlemlerim kan şekerimi düşürüyor, sanırım..

ondan sebep olsa gerek, daha bi üşüyor elim ayağım..

sen olmayanca sanki dilim damağım kuruyor, hep susuyorum.

sesini duymayınca, iyice saatlere sağır oluyorum , sen yoksun diye zamana kin kusuyorum

hatıraların çekmecemde tutuşmuş yanıyor, yüreğim buz tutmuş sensiz gel artık üşüyorum.........

54 yorum var - 06 Ekim 2008 18:55

tükürüp atmalıyım içime akıttığın hüzün zehirlerini,

kaçmalıyım, kurtarmalıyım kendimi bu bilinmez kabuslardan

bu yalan çukuruna battıkça, dahada küsücek yüreğimdeki martılar semalarına,

gerçekler güneş kadar karşımdayken tutunmalıyım kanlı ellerimle ona.

susmalıyım dünyaya, susturmalıyım içimdekini de kendime,

kelimeleri düğüm yapıp yapıp salmalıyım okyanusun derinliklerine,

sıkıca tutmalıyım, elimden kayıp gitmek üzere olan beyaz uçurtmaların iplerinden,

ve uyumalıyım sonra , yeni düşlere uyanmak üzere sımsıkı kapamalıyım gözlerimi....

23 yorum var - 06 Ekim 2008 10:03

geçmişin küllerini savurdum senle sonsuzluğa, anlamadın,

sen ilkim, sonum, miladım, yeniden doğumumdun inanmadın,

bütün gururum un ufak ayaklarının altındaydı ,umursamadın

her yolun sonu sana çıkardı bende ,sözünde durmadın

ve en kötüsü ben gözü kapalı sevmişken seni , sen hala bunun altında bişey aradın

saf deyildim sevgilim, çıkarlarım da yoktu senden geleceğe dair,

sevmiştim seni, bir çocuğun anne göğsündeki sıcaklığı sevmesi gibi,

her şey senin içindi dünyamdaki, bütün kokular sendin, bütün hayallerim sana uzanırdı,

şimdi zaman ver diyosun ya bana, bütün zamanlar sanki ölüm saati bana.

sen zamanlarda kaybolma , bu kez ben gidiyorum senden sevgili,

seni sana bırakıyorum şimdi, benim olmayan mutluluğu bulursun belki....

10 yorum var - 03 Ekim 2008 19:14

yeni gün sana doğsun bitanem, sana dokunsun her bir güneş damlası, yeni gün kalplerimize sıcaklığını yağdırırken, sen sakın bırakma ellerimi,
ve ayırma gözlerinden gözlerimi,
ben her bakışında yeniden doğarken , sen sakın yarınların kaygılarılarına takılıp kalma
ve sev beni bitanem , sakın bırakma

21 yorum var - 29 Eylül 2008 01:06

bugün bir kez daha beni bana anlattığın için
unuttum derken , insanlığın nedemek olduğunu hatırlattığın için,
sevgi yüklü bir buluta dönüşüp en güzel anında cömertçe yağdığın için
köhne duvarlarını yıkıp,kendine yük olmktan kurtulduğun için
çocuklar kadar sevinçli olup beni gülümsettiğin için

sana çok Teşekkür ederim

iyi ki varsın , iyi ki benimsin:)

17 yorum var - 24 Eylül 2008 18:46

iki kere bulamazsın beni
iki kere aynı sevemezsin ,
iki kere sevemem seni

iki kere bekleme affı benden
iki kere unutamam ihaneti
iki kere sarılamam sana
iki kere olmaz aynı sıcaklığım,

iki kere acıtmamaksa niyetin ,kalbimi
bir kere de kıymetini bilmeyi öğren, sevgimin.........

angelblue hakkında:

15.11.1987 doğumlu, 21 yaşında. şu an yaşadığı yer Ankara.